TERS LALE - SİVAS - KANGAL - DİVRİĞİ - TUĞUT - KEMALİYE
Hüznün Sembolü olarak nitelendirilen ve tarihin en köklü süs bitkilerinden biri olan Ters Lale, soğanlı bitkiler kategorisinde yer almaktadır. Pek çok inanç sisteminde ve farklı kültürlerde kederin temsilcisi olarak görülmüş, sayısız efsaneye ilham kaynağı olmuştur. 19. yüzyılın finaline dek sadece Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yetişen bu özel çiçek, Anadolu topraklarına özgü endemik bir türdür. Anlatılan rivayetlere göre; Hristiyan inanışında Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesine tanıklık eden Hz. Meryem’in gözyaşlarının toprağa değdiği noktalarda bu çiçek filizlenmiştir. İslam kültürü içerisindeki söylencelerde ise; Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in Kerbela’daki şehadeti veya Ferhat ile Şirin’in imkansız aşkı sebebiyle Ters Lale’nin boynunun bükük ve renginin kan kırmızı olduğu rivayet edilir. Bu çiçek, Anadolu coğrafyasının yaşadığı derin kederleri efsaneler aracılığıyla günümüze taşımaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu devrinde; Lale, Sümbül ve Nergis gibi çiçeklerle aynı popülerliğe sahip olmuştur. 20. yüzyılın ilk dönemlerinde gerçekleştirilen botanik çalışmaları ve gelişen zirai yöntemler sayesinde varyeteleri artırılmıştır. Günümüzde dünya genelinde kayıt altına alınmış 165 farklı Ters Lale türü ve alt kategorisi mevcuttur. Türkiye'de özellikle Van ve Hakkari havzası başta olmak üzere; Tunceli, Erzincan, Adıyaman, Malatya, Bitlis, Elazığ ve Batman illerimizde doğal ortamında yetişmektedir.
Gezimiz, sabah saat 07.30 sularında İzmir Adnan Menderes Havalimanı üzerinde toplanmamız ile start alıyor. Havalimanı ulaşımımızı bireysel olarak gerçekleştiriyoruz. Saat 09.30 kalkışlı İzmir – Sivas seferi ile Sivas’a doğru havalanıyoruz. Bölgeye ulaştığımızda bizi bekleyen özel aracımızla beraber şehir turuna başlıyoruz. Sivas sınırları içerisinde ziyaret edeceğimiz noktalar; ihtişamlı Buruciye Medresesi, tarihi Şifaiye Medresesi ve milli mücadelenin kalesi olan Sivas Kongre Binası olacak. Şehir merkezindeki incelemelerimizi tamamlayıp Kangal ilçesine doğru yola koyuluyoruz. Güzergahımız üstünde yer alan Kangal Köpek Üretim Çiftliği bünyesinde kısa bir dinlenme molası veriyoruz. Koruma altındaki meşhur Kangal Köpeklerini yakından tanıdıktan sonra Divriği’ye geçiyoruz. 800 yıllık bir geçmişe sahip olan, Selçuklu mimarisinin zirvesi kabul edilen ve 1986'da UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilen Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi profesyonel rehberimiz eşliğinde inceleniyor. Ardından, kadim Anadolu konut mimarisinin en zarif örneklerini sunan, cephe tasarımları ve tarihi dokusuyla büyüleyen Tarihi Divriği Evleri panoramik olarak görülüyor. Günün son keşif noktası ise en az Divriği kadar köklü bir geçmişe sahip olan, resmi ismi Çiğdemli olsa da halk arasında hala Tuğut olarak bilinen köy olacak. Geçmişte bu bölgeden İstanbul’a giden varlıklı ailelerin, memleketlerine döndüklerinde inşa ettirdikleri; çarkıfelek motifli ahşap tavanları ve geniş odalarıyla ünlü devasa malikaneler köyün mimari kimliğini oluşturmaktadır. Bu anıtsal yapıları köy yürüyüşümüz esnasında fotoğrafladıktan sonra Sarıçiçek Yaylası yolu üzerinden Kemaliye’ye doğru ilerliyoruz. Yayladaki temiz hava molasının ardından Sülük Gölü manzarasını takip ederek Kemaliye merkezindeki otelimize yerleşiyoruz.
2 GünAPCAĞA KÖYÜ - KEMALİYE - KARANLIK KANYON - MANİ YOLU - TAŞ YOL - TEKNE TURU - SIRAKONAK KÖYÜ
Gezimiz, otelimizde gerçekleştireceğimiz sabah kahvaltısının ardından, ünlü şair Ahmet Kutsi Tecer’in doğup büyüdüğü ve edebiyatımızın kült eserlerinden “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirine ilham olan Apcağa Köyü ziyareti ile devam ediyor. Bölgenin en özel noktalarından biri olan Kayabaşı Kır Kahvesinde, Kemaliye manzarasını 360 derecelik panoramik bir açıyla seyrederken çay ve kahvelerimizi keyifle yudumluyoruz. 2005 senesinde köy heyeti tarafından alınan karar neticesinde "sit alanı" tescili alan bu otantik köydeki turumuzun ardından, mahalle fırınından yeni çıkmış, yöreye özgü meşhur boylu ekmeğin tadına bakıyoruz. Programımızın devamında, zamana meydan okuyan ve tarihsel atmosferini korumayı başaran Sırakonak Köyü sınırları içerisinde kısa bir dinlenme molası veriyoruz. Köy ziyaretimizin sonrasında rotamızı Kemaliye merkezine çeviriyoruz; burada ilk durağımız devasa yapısıyla şehri selamlayan ve düşmemesi için zincirlere bağlandığı rivayet edilen Zincirlikaya olacak. Hemen ardından, Eğinli kadınların ayrılık, hasret ve sevda üzerine kaleme aldıkları dokunaklı dizelerin sergilendiği meşhur Mani Yolu üzerinde keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Kültürel keşfimize tarihi Taşdibi Mahallesi ile devam ederken, yöresel bir lezzet olan Lög Yapımını bizzat Salim Usta’dan dinleyerek öğreniyoruz. Turumuzun en heyecan verici bölümlerinden biri olan Kemaliye Taş Yolu geçişine başlıyoruz. İnşası tam 150 yıl süren, Kemaliye halkının ulaşım zorluklarını yenmek adına sergilediği azmin ve kararlılığın sembolü olan bu devasa mühendislik harikası yol, bizleri bambaşka bir dünyanın içine çekecek. Kısa yürüyüş seansları ile en güzel kareleri fotoğraflayacağımız bu güzergah, aynı zamanda muazzam yüksekliği ile Karanlık Kanyon manzarasını ayaklarımızın altına serecek. Kara turumuzun ardından, yaklaşık 1 saat sürecek olan keyifli bir Tekne Gezisine dahil oluyoruz. (EKSTRA) olan bu su turu esnasında, yaklaşık 9 kilometre uzunluğuyla dünyanın en büyük kanyon yapıları arasında gösterilen görkemli Karanlık Kanyonu su seviyesinden en yakından görme ve deneyimleme şansı buluyoruz. Günün tüm yorgunluğunu ve heyecanını geride bırakarak dinlenmek üzere otelimize geçiş yapıyoruz.
3 GünHOZAT - OVACIK - MUNZUR GÖZELERİ - MUNZUR VADİSİ - TERS LALELER - TUNCELİ - KUTU DERESİ - AĞLAYAN KAYALAR - PÜLÜMÜR - CEMAL SÜREYA ANITI
Gezimiz, konaklama sağladığımız otelde yapılan sabah kahvaltısının ardından, sarp kayalıkların üzerine adeta bir kartal yuvası edasıyla inşa edilmiş olan emekli öğretmenler Bekir ve Nermin Taştan Evi'ni panoramik olarak selamlayarak başlıyor. Yolculuğumuza, efsanevi devlet adamı Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü önünde vereceğimiz keyifli bir fotoğraf molası ile devam ediyoruz. Hem doğanın sert koşullarına hem de kısıtlı imkanlara rağmen, Devlet-Millet işbirliğinin Türkiye'deki ilk ve en somut örneklerinden biri olan bu köprünün yapım öyküsünü ve 24 köyün kaderini nasıl değiştirdiğini rehberimizden dinliyoruz. Sonrasında rotamızı Çemişgezek ve Hozat güzergahı üzerinden Ovacık ilçesine doğru çeviriyoruz. Yol üstünde bölge kültürünün izlerini taşıyan tarihi koç başlı mezar taşları bölgesinde kısa bir mola veriyoruz. Ovacık ilçe merkezini geride bırakarak, tam bir doğa mucizesi niteliğindeki Munzur Gözelerine varıyoruz. Suyun kaynağından fışkırdığı bu büyüleyici atmosferdeki gezimizin ardından, nehir kıyısındaki restoranımızda öğle yemeğimizi afiyetle yiyoruz. Dileyen misafirlerimiz suyun huzur veren sesi eşliğinde doğanın tadını çıkardıktan sonra, görkemli Munzur Vadisi boyunca yol alarak Tunceli şehir merkezine doğru ilerliyoruz. Ovacık çıkışında, bölgenin simgesi haline gelen endemik Ters Laleleri yakından görüp ölümsüzleştireceğimiz bir fotoğraf molası veriyoruz. Şehir merkezindeki kısa dinlenmenin ardından, Munzur Nehri’nin en heybetli kollarından biri olan Kutu Deresi kıyısında mola veriyoruz. Programımızın devamında rotamızı Pülümür yönüne çeviriyoruz. Pülümür yolu üzerinde doğanın gözyaşlarını temsil eden Ağlayan Kayalar, usta şairin anısını yaşatan Cemal Süreya Anıtı ve tarihi Hanım Köprüsü göreceğimiz duraklar arasında yer alıyor. Günün sonunda keyifli anılarla birlikte konaklama ve dönüş hazırlıkları için Erzincan'a hareket ediyoruz.
4 GünERZİNCAN - GİRLEVİK ŞELALESİ - CANOVA KARSTİK GÖLLERİ - SİVAS
Gezimiz, konaklama yaptığımız otelde sunulan sabah kahvaltısının ardından heyecanla başlıyor. İlk durağımız, bölgenin gerçek bir doğa mucizesi olan Girlevik Şelalesi oluyor. Yaklaşık 30 metre yükseklikten dökülen ve üç farklı kademeden oluşan bu görsel şölenin birçok kolundan akan sular arasında kısa bir mola veriyoruz. Ardından rotamızı İmranlı ve Zara güzergahı üzerinden Sivas yönüne çeviriyoruz. Yolculuğumuz esnasında Kızıldağ'ın eşsiz manzaralarına tanıklık edip, Tödürge Gölü kıyısında tazelenmek için kısa duraklar gerçekleştiriyoruz. Devamında, Zara yakınlarında bulunan ve halk arasında Canova Gölleri olarak bilinen, jeolojik yapısıyla büyüleyen iki farklı karstik göl kenarında duruyoruz (bu durak yol ve hava koşullarının uygunluğuna göre gerçekleştirilecektir). Bu nadide doğa harikalarını fotoğraf karelerimize sığdırdıktan sonra Sivas'a doğru olan seyahatimize devam ediyoruz. Şehir merkezinde yapacağımız kısa bir gezinti ve serbest zamanın akabinde Sivas Havalimanı'na geçiş yapıyoruz. Saat 22.40’da havalanacak olan Pegasus Havayolları uçağı ile İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na dönüş yolculuğuna başlıyoruz. Farklı keşif rotalarında yeniden bir araya gelmek dileğiyle vedalaşıyoruz. Sağlıcakla kalın…
Fiyata Dahil HizmetlerDetaylar