5 Gün
Aşkın Şehri Verona, Garda Gölü’nün İncisi Sirmione ve Modanın Başkenti Milano
Verona – Arena – Juliet’in Evi – Piazza delle Erbe – Sirmione – Scaliger Kalesi – Garda Gölü – Milano Duomo – Galleria Vittorio Emanuele II
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Venedik’e veda ederek Kuzey İtalya’nın romantik şehirlerini, büyüleyici göllerini ve görkemli meydanlarını keşfedeceğimiz yolculuğumuza başlıyoruz.
İlk durağımız, dünyanın en ünlü aşk hikâyelerinden birine ev sahipliği yapan Verona oluyor. Adige Nehri kıyısında kurulan şehir; Roma döneminden günümüze ulaşan tarihî eserleri, zarif meydanları ve romantik atmosferiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
Verona şehir turumuza, şehrin en önemli meydanlarından Piazza Bra ile başlıyoruz. Meydanın merkezinde bulunan görkemli Arena di Verona, MS 1. yüzyılda inşa edilmiş ve günümüze kadar büyük ölçüde korunmuş Roma amfitiyatrolarından biridir. Antik dönemde gladyatör gösterilerine ev sahipliği yapan bu tarihî yapı, günümüzde dünyaca ünlü opera ve konser organizasyonlarıyla tanınmaktadır. Arena çevresinde fotoğraf molası veriyor, ardından Verona’nın tarihî sokaklarında yürüyüşümüze devam ediyoruz.
Sonraki durağımız, William Shakespeare’in ölümsüz eseri Romeo ve Juliet ile özdeşleşen Juliet’in Evi (Casa di Giulietta) oluyor. Efsanevi aşk hikâyesiyle ün kazanan bu tarihî yapının avlusu ve ünlü balkonu, Verona’nın en çok ziyaret edilen noktaları arasında yer almaktadır. Rehberimizin anlatımları eşliğinde Romeo ve Juliet’in hikâyesini dinliyor ve fotoğraf molası veriyoruz.
Gezimizin devamında, Verona’nın tarihî ticaret merkezi olan Piazza delle Erbe’yi keşfediyoruz. Rengârenk tarihî binaları, zarif çeşmeleri ve hareketli atmosferiyle öne çıkan bu meydan, şehrin en güzel noktalarından biridir.
Verona gezimizin ardından İtalya’nın en büyük gölü olan Garda Gölü’ne (Lago di Garda) doğru hareket ediyoruz. Alp Dağları’nın güneyinde yer alan göl; berrak suları, çevresindeki dağ manzaraları, zeytinlikleri ve tarihî kasabalarıyla Kuzey İtalya’nın en önemli doğal güzelliklerinden biridir.
Gölün güney kıyısında, ince bir yarımada üzerinde konumlanan Sirmione Kasabası’na ulaşıyoruz. Turkuaz göl suları üzerinde yükselen tarihî kalesi, begonvillerle süslü sokakları, küçük meydanları ve romantik atmosferiyle Sirmione, masalsı görünümüyle ziyaretçilerini etkiliyor.
Kasabanın girişinde yer alan Scaliger Kalesi (Castello Scaligero), 13. yüzyıldan günümüze ulaşan etkileyici bir Orta Çağ yapısıdır. Göl sularıyla çevrili bu görkemli kalenin önünde fotoğraf molası veriyoruz. Ardından Sirmione’nin dar taş sokaklarında yürüyerek tarihî merkezi keşfediyoruz. Garda Gölü kıyısında gerçekleştireceğimiz yürüyüş sırasında eşsiz manzaraların tadını çıkarıyor ve fotoğraf çekiyoruz. Göl kenarındaki kafelerde dinlenmek, alışveriş yapmak ve geleneksel İtalyan gelatosunu tatmak için serbest zaman sunuyoruz.
Sirmione gezimizin ardından İtalya’nın moda, tasarım, sanat ve finans başkenti Milano’ya doğru hareket ediyoruz. Şehre varışımızla birlikte turumuza Avrupa’nın en etkileyici meydanlarından biri olan Piazza del Duomo ile başlıyoruz. Meydanın merkezinde yükselen Duomo di Milano (Milano Katedrali), dünyanın en görkemli Gotik mimari eserleri arasında yer almaktadır. Yapımına 1386 yılında başlanan ve yüzyıllar boyunca inşası devam eden katedral; binlerce heykelle süslenmiş cephesi, sivri kuleleri ve beyaz mermer mimarisiyle Milano’nun en önemli simgesidir. Katedralin önünde fotoğraf molası vererek bu etkileyici yapıyı yakından görüyoruz.
Ardından Milano’nun en ünlü alışveriş ve buluşma noktalarından biri olan Galleria Vittorio Emanuele II’ye geçiyoruz. 19. yüzyılda inşa edilen tarihî alışveriş galerisi; cam ve demirden oluşan görkemli kubbesi, mozaik zeminleri ve zarif mimarisiyle dikkat çekmektedir. Galeri içerisinde dünyaca ünlü İtalyan markalarının mağazalarını, tarihî kafeleri ve restoranları görüyoruz.
Gezimizin devamında, dünyanın en prestijli opera binalarından biri olan Teatro alla Scala (La Scala Opera Binası) çevresini keşfediyoruz. Zamanımızın uygun olması hâlinde Milano’nun tarihî simgelerinden Sforzesco Şatosu’nu (Castello Sforzesco) dışarıdan görüyoruz.
Şehir turumuzun ardından Milano’nun ünlü alışveriş caddelerinde ve tarihî meydanlarında serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz İtalyan modasının dünyaca tanınan markalarının mağazalarını ziyaret edebilir, Milano mutfağının öne çıkan lezzetlerinden risotto alla milanese ve cotoletta alla milanese gibi geleneksel yemekleri deneyebilirler. Outlet ve alışveriş molamızın ardından akşam saatlerinde otelimize transferimizi gerçekleştiriyoruz.
Konaklama: Park Hotel Cassano veya Acca Sporting Hotel VB.